Home / Basında Tükoder / Basından;”İndirim çağrısı piyasaların gazını alma amaçlı”

Basından;”İndirim çağrısı piyasaların gazını alma amaçlı”

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Aziz Koçal, Seyr-i Sabah programında enflasyonla mücadele için atılan adımları değerlendirdi. Koçal, fiyat indirimleri yapmak yerine tüm etiketlerin büyük zamların gelmediği Ağustos öncesi fiyatlarına getirilmesini önerdi.
Genel başkanımız Aziz Koçal’ın enflasyon ile mücadele paketi konusunu RS FM de katıldıgi canlı yayın programında yaptığı önemli açıklamaları yayın ling’inden dinleyebilirsiniz
‘İndirim çağrısı piyasaların gazını alma amaçlı’:

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Aziz Koçal, Seyr-i Sabah programında enflasyonla mücadele için atılan adımları değerlendirdi. Koçal, fiyat indirimleri yapmak yerine tüm etiketlerin büyük zamların gelmediği Ağustos öncesi fiyatlarına getirilmesini önerdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın enflasyonla mücadele adımları, Türkiye’deki şirketlerin büyük bir bölümünün yüzde 10 indirim katılımıyla büyük sese getirdi. Tüketici Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Aziz Koçal, Seyr-i Sabah programında fiyatlarda yüzde 10 indirimden önce zaten aşırı zamlanma olduğunu, o yüzden de indirimin bir işe yaramayacağını dile getirdi. Koçal, gerçekten indirim yapılmak isteniyorsa etiketlerin, döviz kurlarının yükselip zam dalgasının gelmesinden önceki döneme ayarlanması gerektiğini söyledi:

‘TÜKETİCİNİN MARUZ KALDIĞI ESAS ENFLASYON YÜZDE 50’NİN ÜSTÜNDE’

“Dünkü indirimleri duyunca çok da şaşırmadım. Bunlar biraz piyasanın gazını almak için. Yüzde 10 fiyatta indirim diğer tarafında bankaların kredi faizinde yüzde 10 indirim yapılıyor. Bunlar Ağustos başındaki fiyatlardan mı yapılacak yoksa döviz kurunun artmasından sonra yapılan bindirimlerden mi indirilecek? Bunları kim kontrol edecek? Enflasyon yüksek çıkınca bunlar gündeme geldi. Bu sadece rakamsal veriler, açıklanan enflasyon. Oysa tüketicinin maruz kaldığı enflasyon yüzde 50’nin üstünde. Devletin kendi sağladığı hizmetlerin başında gelen elektrik zamlarına bakıldığında yüzde 44.97’ye varan bir zam var 9 ayda. Bu veriler Elektrik Mühendisleri Odası’nın yaptığı bilimsel araştırmalara dayanıyor.

İndirimi yapılacak 50 kalem ürün neye göre belirlendi? Enflasyon paketinde olan ürünler. Mağaza indirim yapacağı ürünlerin fiyatını yüzde 20 ila 40 arası artırıyor sonra onları yüzde 10 aşağı çekip indirim yaptım diyor. Mağaza neye göre indirim yapacak bugünkü yükselttiği fiyata göre mi yoksa Ağustos’tan önceki fiyatlara mı? Biz indirim filan istemiyoruz bize Ağustos fiyatından satsınlar. Kışlık sezon geldi vatandaşın açlık sınırı 1893 TL’ye gelmiş. Yeni imal ettiğiniz kazağı 100 liradan 90 liraya indiriyorsunuz. Yazlık sezon bitti ürünleri zaten indirimde. Pek kışlık ürünlerin fiyatlarını neye göre indirecekler?

Enflasyonun yükselme nedeni döviz kuruna bağlıysa döviz kuru neden yükseldi buna bakıp bunun önlemi alınmalı. Raftaki etiketlerle enflasyona müdahale edildi gibi gösterilecek ama gerçek olan bu değil. Fiyat etiketi sizin elinizde. Sabit bir fiyat endeksi ya da listesi yok ki. Mesele elektrikte doğal gazda yap yüzde 10’u görelim. Yıl sonuna kadar zam yapmayacağız denildi. Aynı durum seçim sürecinde yaşandı. Zam yapılacaktı yapılmadı seçimler bitti bindirildi. Yılbaşından sonra zam yapılmayacağının garantisi var mı? Yok. Bu bir piyasanın gazını almadır. Fiyat serbest piyasa tarafından belirlenir. Ben aslında 90 lira koyacağım etiketi 100 lira koyuyorum sonra 90’a düşürüp 10 lira indirim yaptım diyorum. Bunu önleyecek ya da bunu denetleyebilecek bir mekanizma yok. O nedenle diyorum ki yüzde 10 indirim değil Ağustos fiyatlarına insinler. Ekim, Kasım ve Aralık enflasyonunu düşük göstermeye çalışıyorlar. Neden? Çünkü asgari ücretler ve maaşlar var ve sendikalarla masaya oturulacak. Bunun perde arkasında ücret pazarlığında düşük gösterilmek istenen enflasyon var.

Fiyat karşılaştırılmaları bizde mevcut değil. Ama Ağustos öncesi fiyatlarla şimdikileri araştırıp paylaşacağız. Krizle ilgili çeşitli açıklamalarla kamuoyunu bilgilendirdik. Gelinen süreç ranta dayalı bir ekonominin sonucudur. Tüketici de tabi ki bilinçli tüketmeli. İhtiyacımız kadar alıp tüketelim. Marketlerden değil bakkallardan alalım. Temel ihtiyaçların dışında alışverişlere yönelmemeliyiz. Bir tarafta kriz yok deniyor diğer tarafta enflasyon paketi ekonomik krizi aşma paketleri yayınlanıyor. Her şey birbiriyle çelişiyor. Bu krizin faturasını krizi yaratanlar, bunlardan nemalanan kimlerse onlar ödesin. Ağustos öncesinde döviz alıp sonrasında satanlar bu krizin ceremesini çeksin. Asgari ücretin açlık sınırının altında kalmış bir çalışan olarak bunun faturasını niye ödeyeyim? Bu, aynı zamanda dolaylı vergileri de tüketicinin sırtına yüklüyor. Zam, KDV ve ÖTV’yi emektar halkın sırtına yüklüyor.

Önümüzdeki dönemde piyasaların karşılaştırılmasını yapacağız. Ama standart bir fiyat politikası uygulanmıyor. Fiyat belirleme politikaları belirlenmeli. Elektrik ve doğalgazın standardı var ama peynirin hatta ekmeğin bile standardı yok. Cumhuriyet gazetesi eğer böyle giderse karneyle satışlar ve kuyruklar başlar diyor ben ona tam katılmıyorum. Ancak esnaf odalarının kendi etik kurallarını oluşturarak yüksek kar marjlarından yaşanabilir ve alınabilir kar marjlarına girmek için fiyatlar belirlemesi gerektiğine inanıyorum. İstismar eden haksız kazanç elde eden esnafları aralarında barındırmamaları gerektiğini düşünüyorum. Devlet standart fiyat politikası belirleyemeyeceğini düşünüyorum. Bizleri çok da kolay bir süreç beklediğini düşünmüyorum. Türkiye bir ithal ürünler cenneti haline gelmiş. Buğdayda dışa bağımlı haline gelmiş. Hiçbir ülke kendi ürettiği ürünleri ithal etmez ama biz buğday ülkesi olarak buğday ithal ediyoruz. Bunların yaşanacağı bugünün geleceği dünden belliydi. İthal ürünlerde indirim yapılmayacak. Bunun çözümü yerli üretimi artırmaktan tarımı geliştirmekten geçer. Hayvancılığı teşvikten geçer. Ama biz Türkiye’de inşaat gibi ranta dayalı yatırımlar yapıyoruz. Türkiye’nin üretime, tüten bacalara ihtiyacı var.

Biz tüketici derneği olarak evrensel haklarımız çerçevesinde mücadele ediyoruz. Temel ihtiyaçların karşılanması tüketici hakkıdır. Bunlar beslenme barınma içecek, ulaştırma gibi temel ihtiyaçların karşılanmasıdır. Türkiye bunun altına imza atmıştır. Bunları yapacak olan devlettir. Şeker fabrikalarını özelleştirmekten geçmiyor bunun yolu.”

Bunu Gördünüz mü ?

Basından; Mutfaktaki enflasyon yüzde 50

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı ve TÜDEF Tüketici Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Aziz Koçal, TÜKODER Samsun …